ART IN DESIGN

“Art In Desıgn” başlıklı sergimizi 16 Mayıs – 15 Haziran 2016 tarihleri arasında ziyaret edebilirsiniz. 16 Mayıs-15 Haziran tarihleri arasında Maçka Modern Sanat Galerisi ‘Art in Design’ konseptinde 7 çağdaş sanatçının 22 yapıtını sergilemektedir. Yerli ve yabancı sanatçıların eserlerinden oluşan bu sergi, tasarımı sanatla buluşturmayı amaçlamıştır. Galerinin özel koleksiyonunda bulunan ve 20.yüzyıl sanatçılarının esin kaynağı olan Afrika […]

16 Mayıs-15 Haziran tarihleri arasında Maçka Modern Sanat Galerisi ‘Art in Design’ konseptinde 7 çağdaş sanatçının 22 yapıtını sergilemektedir. Yerli ve yabancı sanatçıların eserlerinden oluşan bu sergi, tasarımı sanatla buluşturmayı amaçlamıştır. Galerinin özel koleksiyonunda bulunan ve 20.yüzyıl sanatçılarının esin kaynağı olan Afrika maskeleri ve Art Déco objelerle birlikte sergilenen eserlerin ortak noktası, tarihten alıntılar üzerine kurgulanmış olmalarıdır.

 

Disiplinler arası calışan Bengisu Bayrak, yağlıboya tablo, video, enstalasyon ve fotoromanlarında, kağıt ve kumaş üzerine boya, baskı, kolaj ve dikiş tekniğiyle, sinema, edebiyat, müzik çıkışlı konularda sosyal belleğe değinen eserler üretmektedir. Bu sergide son yapıtlarından, I. ve II. Dünya savaşlarında müttefik orduları tarafından kullanılan kamuflaj tekniğinden esinlenerek yaptığı “dazzle” serisinden işleri ile ikonlaştırılmış çehreler üzerindeki çalışmaları sergilenmektedir.

 

Sergideki iki Iran’lı sanatçıdan biri olan Sebastien Shahmiri, ”False Tears” isimli eseri ile Man Ray’in 1936 tarihli “Larmes” fotoğrafına kavramsal bir boyut kazandırmıştır. Diğer İran’lı sanatçı Ahad Saadi’ye ait, dünyayı temsil eden küre şeklindeki “Payam” isimli eser Mevlana’nın güzel bir mesajını iletmektedir: “Bu kutsal topraklarda aşk ve sevgi dışında bir şey ekmeyelim.” Saadi’nin kendi buluşu olan Azarnegari tekniğiyle yapılan eser, ateşle tutturulmuş 20 kat kumaştan oluşmaktadır.

 

Hüseyin Arda’nin iki taht tarzı demir iskemle “Bir Çift”te, Max Ernst’in cinsiyet ayırımını irdeleyen“Capricorn” isimli eserine inat hem erkek hem kadın için eşit yapılmış birer oturma düzeni görülür. Cinsiyet ayırımının küçük bir detayla gösterildiği eserde eşitliğin yanısıra, metal üzerindeki kabaralarla vurgulanan diğer olgu, yüksek mevkilerin getirdiği rahatsızlık, büyük egoların içsel kaygılarıdır. “Duygu” isimli duvar panosu ise sanatçının metal üzerine karışık teknik uyguladığı yeni çalışma tekniği ve stilini yansıtmaktadır.

 

Serginin öne çıkan eserlerinden olan İtalyan sanatçı Lithian Ricci’ye ait eserler arasında büyük boy üç kanatlı bir siyah lake paravan göze çarpmaktadır. Her iki yüzü de yağlıboya ve altın varakla figüratif stilde boyalı olan paravanın dışında, aynı sanatçıya ait kağıt ve porselen üzerine mitolojik çizimler, James Joyce’un otobiyografik romanından esinlenerek yapılmış bir tablo ve büyük boy hatıra defteri bulunmaktadır. İtalya’da 80’li yıllarda post-modernist akımlara bir tepki olarak kurulan ‘Pittura colta’ ekolunun üyesi olan sanatçı, edebiyat, tarih, metafizik, mitoloji gibi esin kaynaklarından yola çıkarak figüratif ve Rönesans renkleri barındıran ‘anakronistik’ eserleri ile tanınmaktadır.
Kolektif sanatçı grubu ARTiNTERIM’in “Rose is a rose is a rose is a rose” serisinden dörtlü yapıt, Amerikalı yazar Gertrude Stein’in 1916 tarihli şiirinden esinlenmiş, yazın sanatı ile görsel sanatın bellek üzerindeki gücünü karşılaştıran bir tasarımdır.

 

Cam sanatçısı Yasemin Aslan Bakiri’nin duvar heykeli şeklindeki yapıtı, el örgüsü metal tekstil üzerine yerleştirilmiş renkli camlar ve ışıktan oluşmaktadır. Osmanlı konulu eserlerinde kullandığı el isi malzemelerle çalışan Bakiri, bu cağdaş tasarımıyla sanatına işlevsel bir boyut katmıştır.